
Şirket Yönetimi 1 - Ortaklık ve Yönetim
Günümüzde bir sürü sektörden bir sürü şirket faaliyetlerini sürdürmekte, kimisi gelişmekte kimisi de düşüşte. Bununla beraber kimi şirket ise geçen yıl, çok daha fazlası ise önceki yıllarda kapanmak zorunda kaldı, kimisi de şu an maddi olarak zorlu süreçlerden geçiyor ve kapanmak üzere. Peki bunlar bir şans mı yoksa belirli hamlelerin sonucu mu?
Baktığımız zaman bazı şirketler işler iyiye giderken çok açılması sebebiyle problem yaşayabiliyorken, bazı şirketler ise sektörün gelişimine ayak uyduramadığı için, bazı şirketlerde satışa çok odaklanıp karlılığı düşünmediği için, bazıları da sadece üretimi ve maliyeti düşündükleri için problemler yaşayabilirler. Peki bu kararlar ve yanlış yönetimden en büyük sorumluluk kimdedir? Tabii ki de şirketin sahipleri, yönetim kurulu ve üst düzey yöneticiler. Çünkü kararları veren sorumluluğu da üstlenmiş olur. Peki insanlar ağırlıkla neye göre karar verme eğilimindedirler? Mizaçlarına göre…
Görmekteyiz ki bazı şirketler aile şirketleri bile olsa aynı mizaçta insanlar tarafından yönetilebilmektedir. Örnek olarak; iki ortak var ama iki tarafta daha ağırlıklı büyümekle ve satışla ilgileniyor, fuarlara katılıp daha fazla pazarlama faaliyetinde bulunmak istiyor. Bununla beraber ödeme alımından ziyade daha çok ciro, çıkan mal miktarlarına odaklanmaktadırlar. Bu tip şirketlerde hızlı büyümelere karşın ödeme problemleri ile karşılaşırız. Ürün çıkışları fazla olmuş ama buna karşın ödemeler alınmamış veya müşterileri arttırmak uğruna yanlış uzun vadeler ile anlaşmalar yapılmış. Bazen de müşterileri kıramadıkları için olmaması gereken tavizler verilmiş.
Bir şirketin fuarlara katılması, yeni müşteri bulması güzel bir şeydir. Ancak bu tip atılımlar çift yönlü olmalıdır. Yeni müşteriler güzel ancak müşterileri denetimin de artması gerekiyor, bununla beraber artan ciroya karşın ödeme takibinin daha iyi de olması gerekmektedir. Yine aynı şekilde fuar veya pazarlama harcamalarının yapılmasında sorun yoktur ama bu harcamaların geri dönüşünün olunup olmadığı da takip edilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde şirket kontrolsüz büyüme ile geldiği noktada istese de küçülemeyeceği boyuta gelebilir. Evet, belki bazen çok büyük bir iş gelebilir ama o iş bir üretimi tamamen durduracak, çok müşterinin işini aksatacaksa belki de o kadar iyi bir iş olmayabilir. Heyecan getiren büyük işlerin ise çok daha fazla denetime ihtiyacı vardır.
Bu sebeplerden ötürü şirketlerde, tek yönlü mizaçların değil çift yönlü mizaçların olması gerekmektedir. Peki nedir bu çift yönlü mizaçlar?
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
Toplam 2 tepki
Yorumlar (20)
Can Kayacan dedi ki
16 Eylül 2026Evrak işlerine bakacak diğer yönüm için ortak arayışım vardır :)
Ramazan dedi ki
16 Eylül 2026Bir şirketin büyümesi veya küçülmesi şirketin genel mizacına göre ise Mizaç önemli.
Hiç böyle düşünmemiştim. Kaleminize sağlıkOnur dedi ki
16 Eylül 2026Çok faydalı bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık ❤️🙏🏻
Mustafa dedi ki
16 Eylül 2026Şirketlerin büyüme için yaptıkları planlamalarda büyümenin getirebileceği kontrol problemlerinde mutlaka çok iyi bir denetim sistemi olmalı.
mutalip dedi ki
16 Eylül 2026Tek mizaç ile şirketin tek bir alanı geliştirilebiliyorken çift yönlü mizaç ile şirketin her tarafı geliştirilebilecektir teşekkürler👏
Levent dedi ki
16 Eylül 2026Güzel ifade edilmiş, elinize sağlık...
İnsan mizacına göre ya birikim, güven, eldekini koruma odaklı yada kazanım, risk, fırsat ve heyecan odaklıdır.
Lakin ikisi de toplamda dengede olunca başarılı ve kalıcı Ticaret & Yönetim oluyor, ve bu dengeyi tutturabilmek için en önemli şeyler biri denetimdir...Hüseyin Mutlu dedi ki
16 Eylül 2026Bir şirketi güçlü kılan, yöneticilerin aynı şekilde düşünmesi mi, yoksa birbirlerinin göremediğini görebilmeleri mi?
Belki de başarılı şirketlerin arkasındaki sır, tek bir güçlü yönetici değil; birbirini dengeleyen ve tamamlayan farklı mizaçların doğru şekilde bir araya gelmesidir.Ahmet D. dedi ki
16 Eylül 2026Şu dönemdeki çoğu işletmeyi özetleyen bir yazı olmuş... :))
Abdurrahman Tuna Keskiner dedi ki
16 Eylül 2026Tek yönlü mizaçlarla yönetilen şirketler ya aşırı büyümekten batabiliyor ya da gelişimlere kapalı kalıp fırsatları kaçırabiliyor
Serhat GÖZELEKLİ dedi ki
16 Eylül 2026Şirketler de her departman ayrı düşünülmesi gerekiyor. Sadece tek odaklanma ile diğer departmanları peşinden sürüklemek zarar verebilir diye anladım. Yazının devamını merakla bekliyorum.
AHMET CÜNEYT dedi ki
16 Eylül 2026Bu değerli paylaşımınız için teşekkür ederim. Bence bir şirketin başarısı yalnızca satışlarını artırmasına veya hızlı büyümesine değil; büyüme, kârlılık, nakit akışı ve risklerin doğru şekilde yönetilmesi arasındaki dengeye bağlıdır.
Şirket ortaklarının veya yöneticilerin farklı karakter ve bakış açılarına sahip olması, doğru yönetildiğinde önemli bir güç olabilir. Çünkü büyümeye ve yeni müşteri kazanmaya odaklanan bir kişinin yanında; nakit akışını, tahsilatı, maliyetleri ve riskleri takip eden bir bakış açısının bulunması şirket için denge oluşturur.
Başarılı bir şirket sadece yüksek ciro yapan şirket değildir. Asıl önemli olan, ciroyu gerçek kâra ve sürdürülebilir nakit akışına dönüştürürken müşteri memnuniyetini ve iş sürekliliğini koruyabilmektir.
Bence yönetimde en önemli noktalardan biri, her kararın iyi analiz edilmesi ve karar sonrasında sonuçların düzenli olarak takip edilmesidir. Özellikle büyük projeler ve hızlı büyüme süreçleri daha güçlü kontrol ve denetim gerektirir.Yılmaz Öztoprak dedi ki
17 Eylül 2026Zıt kutuplar olmalı. Örnek iki ortak iş yapıyorlar biri üreten detayları kontrol eden içerde olan. Diğeri dışarda bu malı satan pazarlama ve tahsilatı yapan gibi. Bir birini denetleyen ama fayda veren doğru olan davranış şekli ile. Güzel bir yazı olmus elinize sağlık
Eymen A. dedi ki
17 Eylül 2026Bir futbol takımının başarılı olabilmesi için savunmasının da hücumununda aynı anda dengeli çalışması gerekir,sürekli gol atmaya çalışırsanız savunmada çok hata yaparsınız,sürekli savunma yaparsanız hucumda etkili olup gol atamadığınız için maçı kazanamazsınız,iki yönlü olarak düşünüp çalışma planlarını buna göre uygulamak gerekiyor diye anladım,teşekkür ederim.
Metin E. dedi ki
19 Eylül 2026Şu dönemde firmaların sürekli dalgalı hareketlerinin ve istikrarı bir türlü sağlayamamalarını veya işler iyi giderken bile bir türlü büyüyememelerini açıklayan harika bir yazı olmuş. Ben nerede yanlış yapıyorum acaba derken dönüp tekrar okunması ve düşünülmesi gerek. 🤌🤌
Umur Mert dedi ki
22 Eylül 2026Şirketlerde yaşandığı gibi evliliklerde / ailelerde de benzer durumlar yaşanıyor.
Sahip olmadığımız bir çok mizaç özelliğinin eşimizde, kardeşimizde, yakınlarımızda olduğunu görüyoruz.
Eğer olumlu bir özellik ise ben bunu hiç yapamıyorum demek değil izleyip, modelleyip nasıl böyle davranabileceğimizi kendimize sormamız gerekiyor...Eren M. dedi ki
22 Eylül 2026'Çünkü kararları veren sorumluluğu da üstlenmiş olur.' Müthiş bir gerçeklik ancak günümüzde kabul görmüyor...
enes dedi ki
23 Eylül 2026çift yönlü mizaçlar :)))
Habip ÖRS dedi ki
2 Ekim 2026Şirketlerin mizacı kurucularla çok alakalı ise ki öyle oluyor çoğunlukla ..O zaman mizacimi bili ono geliştirip birde karakter eklersen holding olursun :))
Fatih Hocaoğlu dedi ki
11 Ekim 2026Satışın çok iyi olduğu yerde para tahsilati iyi olmazsa büyük sorum oluyor. Yani bir nevi ava giderken avlanıyoruz ve av oluyoruz. Bir futbol takımı sürekli atak değil zıttında savunma da çok iyi olmalı aksi taktirde çok gol yer. Firma karar vericileri çeşitli yönlerde iyi olurlarsa o zaman şirkete de bu özellikler yansır..
Ekrem K dedi ki
19 Ekim 2026Şirketlerin batmasını hep şansa ya da piyasa koşullarına bağlardım; kararları verenlerin mizaçıyla bu kadar ilişkili olduğunu hiç düşünmemiştim. İki ortağın da satışa ve büyümeye odaklandığı örnek çok gerçekçi; ciro artarken tahsilatın aksaması pek çok işletmenin yaşadığı bir durum. Heyecan getiren büyük işlerin daha fazla denetime ihtiyaç duyması bence yazının özeti. Çift yönlü mizaçların ne olduğunu merakla bekliyorum!
