Duygu Yönetimi

İnsanlar, doğumlarından ölümlerine kadar karar verirler. Bu kararlar insanı sadece anlık değil, bütünsel olarak etkiler. Günlük hayatta basit kararlar alırız. Aynı zamanda kritik kararlar da veririz.

İnsan, akşam yemeğinde ne yapacağına karar verir. Bunun yanında üniversite seçimi, meslek tercihi ve evlilik gibi önemli kararlar alır. Bu kararlar insanın tüm geleceğini doğrudan etkiler. Bu nedenle verilen kararların doğruluğu büyük önem taşır.

Duygularımız, insanın yanından hiç gitmeyen bir sistemdir. Hayattan tat almamızı sağlar. Seviniriz, üzülürüz, kızarız ve heyecanlanırız. Duygular hayatın her alanında bizimle birlikte olur.

Duygularımız hayatımızda bizi korur. Birçok durumda yol gösterici olurlar. Zararlı bir yemek yediğimizde bunu hissederiz. O yemekten uzak dururuz. Sıcak bir yere dokunduğumuzda acı hissederiz. Elimizi hemen çekeriz. Korku duygusu ise tedbir almamızı sağlar.

Duygular genellikle bize fayda sağlar. Ancak aşırıya kaçtığında kararları olumsuz etkiler. Bu durum özellikle yoğun duygular yaşandığında ortaya çıkar. Yanlış kararlar bu anlarda daha kolay alınır.

Hayatımızda çok heyecanlı olduğumuz zamanlar olur. Bazen de aşırı öfkeli hissedebiliriz. Bu vakitlerde kararlarımıza daha fazla dikkat etmeliyiz. Aksi hâlde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabilir.

Örneğin, sıcak bir Antalya gününü düşünelim. Bir adam annesini hastaneye götürmektedir. Öğle sıcağı vardır ve trafik yoğundur. Aracın kliması da arızalıdır. Bu durum stresi daha da artırır.

Randevu saatine geç kalınmak üzeredir. Yol çalışmaları da gecikmeye neden olur. Randevu kaçarsa uzun süre beklemek gerekecektir. Bu kaygı duyguları daha da yoğunlaştırır.

Böyle anlarda küçük bir olay büyük sonuçlara yol açabilir. Bir korna sesi ortamı gerer. Kısa bir bakışma tartışmayı başlatabilir. Olay büyüyebilir ve şiddet ortaya çıkabilir. Polis gelmek zorunda kalabilir.

Bu durumu kimse istemez. Ancak anlık duygular insanı bu noktaya getirebilir. Olay bittikten sonra eve dönülür. Duş alınır, yemek yenir. Balkonda otururken pişmanlık hissi gelir. İnsan kendine “ne gerek vardı?” diye sorar.

Olay anındaki duygu yoğunluğu zarar verebilir. Bu zarar bazen büyük ölçekli olur. Hem maddi hem manevi kayıplar yaşanabilir.

Benzer bir durum evlilikte de görülebilir. Eşlerden biri kötü bir gün geçirmiştir. Küçük bir konu tartışmaya dönüşür. Tartışma uzadıkça kırıcı sözler söylenir. Sonrasında iki taraf da pişman olur. “Keşke bunu demeseydim” cümleleri kalır.

Hayatımız boyunca duygularımız aktif olur. Bu kaçınılmaz bir durumdur. Duygular bazen dış dünyadan etkilenir. Bazen de iç dünyamızdan kaynaklanır. Bu süreçler son derece normaldir.

İnsanın yapması gereken bazı noktalara dikkat etmektir. Yoğun duygu anlarında karar vermemek önemlidir. Gerekirse ortam terk edilmelidir. Vücut sakinleştirilmelidir. Bazen de zamana sabretmek gerekir.

Duygular dengelendikten sonra karar almak daha doğrudur. Bu kararlar daha isabetli olur. Sonrasında insan “iyi ki” der. İşte duygu yönetimi tam olarak burada önem kazanır.

Loading spinner

16 Responses

  1. “Keşke böyle demeseydim
    ” keşke bunu yapmasaydım gibi cümlelerin yerine;
    umarım “iyi ki yapmışım”
    ” İyi ki gitmişim”
    ” İyi ki……..” diyeceğimiz olaylar yaşayalım.

  2. Çok güzel bir farkındalık oluşturdu, kendi kendime asla bulamayacağım stratejiler öğrendim çok mutluyum iyi ki karşılaştık

  3. “Keşke” demek yerine “iyi ki” diyebilmeyi kim istemez ki… Duygusal olmak ama duygusal tepkiler vermemek… Doğru karar vermek ve doğru yönetim için şart olan bir şey.

  4. Gerçekten insan heyecanlanınca o an kararları inanılmaz toz pembe olabiliyor. Farkındalık oluşturan bu yazıyı umarım uygulayıp hayatımıza da geçiren olabilmek ümidiyle👏🌱

  5. Duygular dengelendiğinde verilen kararlar da daha bilinçli ve kalıcı oluyor ve bunu fark etmek insana inanılmaz bir konfor sağlıyor.

  6. Hepimiz insanız ve zaman zaman duygularımızın aktifleştiği konular oluyor. Yazınızda da söylediğiniz gibi o an sakin kalabilmek ve sonradan değerlendirerek karar vermek hayatımızı da kolaylaştırıyor. Umarım duygular aktifleşince de hatırlarız 🙂

  7. Öfke gelir göz kızarır, öfke gider yüz kızarır diye bir söz vardır…
    Bu aslında tüm duygular için geçerlidir.
    Duygular arttığında göz gerçekleri görmekten uzaklaşıyor.
    O heyecan, duygu yatıştığında da eyvah naptım ben dedirtiyor.

  8. Duygularımız…Yoğunlaştığında,Kıvamını kaçırdığımızda bizi mutsuz eden sonuçlar yaşatan.. Kıvamında ise faydalı olan…

  9. Gerçekten hayatta en çok hatayı duygularımız çok yükseldiğinde yapıyoruz. O an doğru gibi gelen şeyler sonradan insanı pişman edebiliyor. Bu yüzden makalede anlatıldığı gibi, önce sakinleşip sonra karar vermek gerçekten çok önemli.👏🏻

  10. İnsanlar nasıl bunu yapabiliyor dediğimiz pek çok şey de bu yüzden kaynaklanıyor. Basit bir olay tartışmaya, tartışmalar kavgaya kavgalar da geri dönülemeyecek şeylere sebep olabiliyor. Geriye üzgün insanlar, pişmanlıklar kalıyor. Duygularını yönetebilen insan hayatını da yönetme konusunda başarılı oluyor.

  11. Duygularımızı yönetmek o kadar kıymetli ki, çoğu tercihimizi duygularımız aktifken veriyoruz.
    Bu da sonrasında “acaba” dedirtiyor.

  12. Hayatımızdan şu “keşke”leri çıkarabilsek. Zaten demenin de bir faydası olmuyor, olan olmuş oluyor zaten. Ne diyelim; İyikilerimiz bol olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir