İnsan hayatta duygularıyla var olur. Duygusuz yaşayamaz ama duygusunu yönetebilir. Bunun birçok stratejisi vardır ve bunlardan sadece bir tanesi, bir önceki blog olan “Duygu Yönetimi” yazısında ele alınmıştır. Peki, nedir insana fayda veren başka bir duygu yönetimi stratejisi?
Düşünce mesafesini uzatmak
İnsanların tartışma gibi yüksek dozajlı duygu durumlarında bir yerleri terk etmesi fayda verir ama tam anlamıyla yetmez. Ayrıldığı vakitte eğer hala içten içe birilerine söylenmek, kendisine yapılan haksızlıkları düşünmek, karşı tarafı nasıl cezalandırabileceğinin hayallerini kurmak ya da daha önce söyleyemediği şeyleri aklına getirmek gibi durumlarla zihnini yoruyorsa, bulunduğu ortamı terk etmek çok bir anlam ifade etmez. Bazen halk arasında 10’a kadar saymak diye de tavsiye edilir ancak bu strateji olay anında mümkün olmaz. Sebebi bir önceki durumla aynıdır. Kişinin 10’a kadar sayarken düşünceleri hala andadır. İnsan, eğer yüksek duygular içindeyken düşüncelerini uzatamazsa, 10’a değil 1000’e kadar da saysa, bulunduğu yerden başka ülkeye de gitse karar verme konusunda hataya düşecektir.
Bazen de bir ayrılık sonrasında veya bir işten çıkarılma durumunda, insanların “Sabaha kadar düşündüm durdum evin içinde.” dediklerini duyarız. Aslında kişi sabaha kadar düşünmemiştir, mevcut durumundan şikâyet edip kendini haklı çıkarmaya çalışmıştır. Bu süre, işten çıkarıldığı şirketi dava edeceği veya hızlı kilo verip karşı tarafı pişman edeceği gibi hayallerle geçmiştir 😊Bu tip hayaller, yani duygusal anlık düşünceler insanı daha da fazla germekten başka işe yaramaz.
Peki gerçek düşünce nasıl olmalıdır?
İnsanlar eğer duygusal yoğunlukta oldukları durumlardan en kazançlı şekilde çıkmak istiyorlarsa düşüncelerini uzatmaları gerekmektedir. Bu düşünce mesafesi ne kadar ileri veya ne kadar geri giderse o kadar kazançlı olurlar. Evlilikte tartışmalar normaldir, ancak insan, ani verdiği duygusal tepkiler ile bunu ayrılık boyutuna getirebilir. Ya da iş yerinde sakin kalarak çözebileceği problemlerde tartışma boyutuna geçebilir. İnsan, düşüncesini geçmişe ve geleceğe götürmeye yönelik sorular sorduğunda;
“Yöneticimin daha önce bana sergilediği olumlu davranışlar nelerdi?”
“Daha önce de tartışmalarımız olmuştu, sonrasında nasıl toparladık?”
“Toparladığımız vakitte dediklerimizden pişman mı olduk yoksa gurur mu duyduk?”
“Daha önce benim de karşı tarafı incittiğim zamanlar oldu mu?”
“Birbirimize soğuk davranmanın bize nasıl bir yararı olur?”
“İş yerinde tartışmak bizim lehimize mi?”
“Yarın ikimiz de bu iş yerinde olmayacağız belki de, niye önemsiz şeylere takılıyoruz?”
O zaman insan, duygusu aktifken arayıp da bulamadığı aklını bulmaya başlar😊Bu soruların cevapları ise, “ne gerek vardı uzattık”, “haklı çıkmak için iş yeri huzurumuz gitti”, “anlaşmam gereken insanla niye bu hale düştüm” olur. İşte o zaman sadece bir yerden uzaklaşmış olmaz. Aynı zamanda hem aklını daha fazla kullanmaya başlar hem de gerçek duygularını hatırlar. Düşünce mesafesi uzayıp, geçmişe deneyim için, geleceğe de strateji ve fayda için baktıkları sürece, insanlar kararlarını ve duygularını doğru yönetirler.



19 Responses
İnsanların temel problemini çözebilmesi için muhteşem bir strateji. Çocuklarım mutlu olsun diye her şeye evet diyen bir anne için bakalım neler olur? Mesafeyi uzattığında neler görebilir? İsteklerinin esiri, kölesi çocuklara dönüşen ve bu istekleri için herşeyi yapabilecek bencil bireyler . Ne kadar ürpertici ve acı.
O zaman insan, duygusu aktifken arayıp da bulamadığı aklını bulmaya başlar😊 bu ifade inanılmaz hoşuma gitti. İnsanın anda verdiği tepkilerin doğru mu yada yanlış mı olduğunu farkediyor olması ne kadar kıymetli imiş, farkında oldugu sürece aklını bulmaya başlayanlardan olmak ümidiyle🙃😇
Düşünceleri uzatmak kalıcı mutluluklarda getireceği anlamına geliyor. Faydalı bir yazı olmuş gerçekten, ellerinize sağlık.
Biraz sabredebilsek, irdeleyerek kendimize zaman tanısak, duygularımızı daha iyi yönetebileceğiz.
Ancak aceleci oluşumuzdan yanlış kararlar verebiliyoruz.
Evet, Bizi biz yapan duygularımız. İnsani yapımızda duygularımız var . Ama duygularımızı yönetebiliyor olmak, duygularımıza rağmen karar verebiliyor olmak işte asıl maharet burda. Duygu yönetiminde ☺️
boşuna boşuna aklımızda kavga ediyor duruyormuşuz
Fayda veren bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. İnsan duygularını yönetebildiği andan itibaren hayatı çok daha rahat ve konforlu yaşamaya başlıyor…
Uzattıkça uzatınca insanın aklına bu nasıl aklıma geldi dedirtecek şeyler geliyor, teşekkürler…
‘Düşünce mesafesini uzatmak’ stratejisi gerçekten çok farklı bir bakış açısı. Salt ortamdan uzaklaşmanın yetmediğini, aslında zihnin de dinlenmesi gerektiğini hiç düşünmemiştim. Şu an yüksek duygularla geçen anları düşündüğümde, mesafe koyma durumunda bile ne kadar çok içten içe yakıldığımı fark ediyorum. Bir şeyler farklı yapabilmek için bu stratejiyi uygulamaya çalışacağım. Emeğinize sağlık.
Çok faydalı bir yazı olmuş, duygularımız anda ve o an tepkisel olarak karar verirsek hata yaparız. Önemli olan geniş zamanda enine boyuna düşünerek karar verebilmek.
Düşünce süresini uzatmak kontrolü ele almak gibi gerçekten. Nasıl bir araba kontrolden çıkınca kaza yapılıyorsa, duygularda kontrolden çıkınca ‘keşke’lere yol açıyor.
Günlük hayatta kolayca uygulanabilecek değerli bir bakış açısı sunuyor. Kaleminize sağlık.
Biraz dabırla her şeyi yoluna sokabileceğimiz, karşımızdakini kalbini kırmadan iletişimi sürdürebileceğimiz güzel bir yazı olmuş.
Duyguları yönetebilme konusunda faydalı bilgi veren bir yazı olmuş. Zamanın ne kadar geçtiği değil, o konunun ne kadar öncesi ve sonrasını düşündürecek sorular sorabilirsek daha gerçekçi kararlar alabiliriz
Geçmişte yapılan bir çok olumlu davranışı bir kenara bırakıp yapılan anlık hataya odaklanıyor insan,oysa terazinin kefelerine koyunca ağır basan hangisi diye bakınca olay zaten kendiliğinden netleşiyor.
Düşüncelerin yönetimini ele almak duyguların da yönetimini ele almak demekmiş. Teşekkürler…
Olay yerinden uzaklaşmak önemli daha da önemlisi olumsuz düşüncelerden uzaklaşmak.
Kaleminize sağlık… Düşünce mesefaseni sağladığımızda sağlam bir iradeye sahip olacağımızı anladım bu yazıda…
Duygu aktif olunca kaybettiği aklını bulmak yine insana düşüyor 🙂