İmkanlar, insanlar için her zaman bir problem olmuştur; yeterli olması ve yetersiz olması, yeterli olunca da nasıl kullanacağı ile ilgili…
İnsanların en çok düştüğü tuzaklardan biri de cömertlik ve müsriflik karmaşasıdır. “Ne var ki? Kendime harcamıyorum sonuçta.” der insan. Ancak müsriflik, kişinin kime harcadığıyla ilgili bir durum değil, gereksiz harcamasıyla ilgili bir durumdur. Maaş yeni alınmış, tüm ödemeler yapıldıktan sonra belli ki bu ay zor geçecek. Maaşı aldıktan sonraki ilk hafta sonunda arkadaşlarıyla yemeğe program ayarlanıyor ve o yemekte de hesap ödenmeye çalışılıyor. Halbuki o yemek arkadaşlarla beraber evde de yenebilirdi ya da dışarıda toplu bir kahve içilebilir ve sonrasında herkes kendi bireysel yemek yiyebilirdi. Zor geçeceği belli olan, tasarruf yapılması gereken bir ayın ilk hafta sonunda pahalı bir yemek yerinde buluşma organize edip hesap ödemek, kimisi için cömertlik olabiliyorken kimisi için müsriflik olabilir.
İlginçtir ki başkalarına yardım için verebilecek bir parada bile insan müsrifliğe düşebilir. Kimi zaman cebindeki 10-20 veya şeklini beğenmediği 50 lirayı bir esnafın önündeki destek camına bırakabilir insan. Ancak bu parayı vermek, yardımdan daha çok bozukluktan kurtulma veya küçüğe sahip çıkmakla uğraşmama isteğiyle olabilir. Bu da kişinin ne verdiğine ve nereye verdiğini bakmadan hesapsız küçük paraları sürekli bir yere dağıtmasına sebep olur.
Dolayısıyla insan cömertlik adı altında müsriflik yapabilir. Cömertlik, insanın kendine ait olan bir şeyi başkasıyla paylaşabilmesidir. Bu bazen bir kahve ısmarlamak olurken bazen kalem hediye etmek, komşunun önemli işlerinde kendi arabanı vermek, bazen de ortak silgi kullanmak olabilir. Tabii ki bunların hepsi denge olduğu taktirde var olabilir. Bir kişinin sıkıldıkça ayakkabılarını başkasına verip kendisine yeni ayakkabı alması ne kadar cömertlik olabilir? Ya da bir arkadaş grubunda sürekli aynı kişinin hesap ödemesi cömertlik midir? Evet, imkân yönetimindeki en önemli detaylardan biri de cömertlik ve müsriflik dengesidir, peki nedir diğer detaylar? İkinci serimizde görüşmek üzere…



19 Responses
Ne sımsıkı tutmak ne de büsbütün savurmak.
Doğru yere verebilmek ve tavizden uzak durabilmek gerekiyor.
Müsriflik ve cömertlik çok güzel anlatılmış. İnsan yaptığı harcamaların gerekli olduğuna ne kadar çabuk kendini ikna ediyor, oysa ki müsriflikten başka birşey değil yapılan.
Her iki konuda ayrıntılı ve güzel bir yazı olmuş devamını merakla bekliyorum😊
Harcamayı seviyoruz bu bir gerçek… 🙂
Meseleye ölçü ile bakabilmek ise problem çıkmadan önce çözümünü üretmeyi sağlıyor. Cömertlik ve müsriflik kavramları birbirinden ayrıştırılınca insan nerede nasıl davranması gerektiğine daha net şekilde karar verebiliyor.
Kelimelerin verçek anlamı ortaya çıkınca tartışacak yada kendini savunmanı gerektirecek durumlar ortadan kalkıyor..
Her şeyin dengede olduğu bu hayatta, bizlerin de dengede yaşaması gerekiyor. En azından dengeye yakın yaşamak gerekiyor… Ellerinize sağlık ❤️
İnsanların çoğunun düştüğü bir tuzak aslında,cömertlik adı altında birilerine yaranabilmek için çoğu zaman insanlar birilerine birşeyler yapabiliyor,yani yapmak için değil,yapınca karşıdakinin gözünde iyi olabilmek için, mantığın ne olması gerektiği ile ilgili güzel bir yazı 👏
Aslında herşey mizanda ,dengede olmak. İyi olan birşeyi çok fazla yapmakta , çok az yapmakta dengesizlik. Ve dengesiz olan heryerde problem vardır
Güzel bir noktaya değinilmiş, kaleminize sağlık….
Cömertlik mi müsriflik mi sorusunu kendime hiç bu kadar net sormamıştım. Yazıda verilen ‘gereksiz harcama’ örneği çok yerinde; insan bazen cömert davrandığını zannederken aslında kendine de başkalarına da zarar verebiliyormuş. Kendi imkanlarımın sınırını bilmek ve buna göre davranmak bu dengeyi kurmak için şart. İkinci serinin gelmesini bekliyorum!
Her şeyde olduğu gibi dengede olabilmek önemli ,bu harcamada da geçerli. Ne çok ne az, ihtiyacı olana çok:) faydalı bir yazı olmuş teşekkür ederim
Yazı, sıkça karıştırılan cömertlik ve müsriflik kavramları arasındaki farkı çok net ortaya koyuyor. Günlük hayattan verilen örnekler de konunun daha anlaşılır ve düşündürücü olmasını sağlamış. Emeğinize sağlık.
Nerede verecğini nerede tutman gerektiğini anlatan çok güzelmbir yazı olmuş. Önemli olan dengeyi kurabilmek ☺️
İnsanlar da tüketimin sınırlarının olmadığı bu zamanda, zihin de kıyasla çalıştığına göre imkanlarını nasıl yönetebilirsin?
İhtiyaç dışındaki herşey israf sa ölçü belli …!
Kendine bir daha sor ne kadar müsrifim ?
Başkasına ne kadar cömertim ?
her şeyde olduğu gibi vermekte de bir denge olmalı, bu hayatta
Cömertlik ve müsriflik çok ince bir çizgi…
Cömertlik yapıyorum derken müsrifte olabiliyorsun.
Çok güzel detaylar verilmiş yazıda…
Bugün hatta aynı bu cömert olma derdinde bir arkadaşım bütün gruba yemek ısmarladı ama kendisi borç batağında kaç aydır…
Cömertlik ve müsriflik çok ince bir çizgi. Çok anlaşılır bi şekilde açıklanmış yazıda . Kaleminize sağlık..
Kavramların anlamını bilmediğimizde hatayı nerede yaptığımızı da anlamıyorduk. Aydınlattığınız için teşekkür ederim
Bir şeyi yapmak varmış bir de bilinçle yapmak varmış. Ben sıkıldığım, beğenmediğim, yenisini almak istediğim için verirsem; o kadar da cömert olmuyorum yani. Ölçüler netleşince insan kendini röntgen çekilmiş gibi hissediyor 🙂 Acı ama güzel yazı için teşekkür ederiz.